Entelektüel Sermayenin Ölçülmesi

Arek Ferahyan, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Üyesi

 

 

 

 

Değerli okurlar bu ayki köşemde sizlere entelektüel sermayenin ölçülmesi-raporlanması ve bu raporlamaların şirket birleşmelerinde değerleme üzerindeki katkısını tanıtmaya çalışacağım. Günümüzde entelektüel sermayenin ölçülmesi ve raporlanması piyasa ekonomisinde önemli bir konuma sahip olmaya başlamaktadır. Öyle ki entelektüel sermayenin belirlenmesi doğrudan şirket değerlemeleri ve dolaylı yoldan birleşmeleri üzerindeki etkileri ve değişimleri yadsınamayacak kadar önem kazanmaktadır. 

Günümüzde şirket değerlemelerinde, şirketlerin sahip oldukları paranın dışında kalan iktisadi varlık olarak tanımlayabileceğimiz toplam aktif ve pasif hesaplardaki değerlerinin parasal olarak takdir ve tahmini yöntemleri uygulanmaktadır. Şirket değerlemesinin amacı, şirketin serbest piyasada değerinin uygun ve makul olarak tespit edilmesidir. Şirket değerlemesinde önemli olan husus, şirketin yalnızca bugünkü değil geçmiş ve hatta ilerideki zamanda yapacağı faaliyetlerinin incelenerek ülke ekonomisindeki ve faaliyet gösterdiği sektör içerisindeki rekabet gücünün mali bilgiler yardımıyla analiz edilmesidir.

İşte bu noktada, günümüz serbest ekonomik yaşamında bilgi gelişimi ile yenilikçilik ve pazarlama büyük önem kazanmış ve rekabet gücünü önemini ön plana çıkarmıştır. Bu gelişim şirket değerlerine maddi olmayan varlıklar olarak geri dönmüş ve beraberinde yeni bir değer olan entelektüel sermaye kavramını ortaya çıkarmıştır. Entelektüel sermaye ilgili olarak şirketlerin bilimsel yöntemler ile mantık ve bilgiye dayalı varlıkları ölçülmeye çalışılarak piyasa değerine olan katkısı bulunmaktadır. Bu oluşan değer günümüzde dört temel değerleme yaklaşımı ile ölçülmeye çalışmaktadır. Söz konusu değerleme yaklaşımlarını şu şekilde sıralayabiliriz; varlıkların tarihi maliyetlerine göre değerleyen maliyet yaklaşımı, varlıkların piyasadaki emsaline göre değerleyen piyasa yaklaşımı, varlıklardan sağlanacak gelirlerin net bugünkü değerlerinin hesaplayan gelir yaklaşımı, varlıkların ekonomik anlamda faydalı olma olasılıklarının değerlendiren opsiyon yaklaşımıdır.

Günümüzde entelektüel sermayenin değerlemesinin yapılabilinmesi adına geliştirilen ölçüm metotları mevcuttur. Bu ölçüm metotlarını yine dört kategoride toplayarak sırladığımızda; teknoloji anketi, değer kaşifi, ağırlıklandırılmış patentler, entelektüel mülkiyet değerlemesi, toplam değer yaratımı hesaplamaya çalışan direkt ölçüm metotları, piyasa değeri/ defter değeri oranı, Tobin’in Q oranı ve yatırımcı piyasa değerini ölçen piyasa kapitalizasyon metotları, raporlama yönelik kurumsal karne metotları ve Skandia kılavuzu, Norton ve Kaplan’ın kurumsal karnesi, maddi olmayan varlıkları izleme modeli, entelektüel sermaye endeksi ile varlıkların getirisini hesaplayan metotlarıdır.

Bu doğrultuda şirket değerlemelerinde yeni bir kavram olarak entelektüel sermayenin ölçümünde uygulanacak metotlar ile birlikte şirketin bilgi değerlemesi doğru analiz edilmesi ve bilginin güçlü ve zayıf yönlerinin tespitini sağlanarak şirketin bir piyasa değeri oluşturacaktır. Öyle ki; piyasa ekonomisinde doğru bir şekilde hesaplanan değer tespitleri şirketlerin yönetim politikalarının etkin ve yetkin kullanılmasını sağlayacak ve bu durum rekabeti artırarak ilerideki dönemlerde yenilikçi bilgini yaratılmasında ve artmasında faydalı olacaktır.

Sonuç olarak entelektüel sermayenin ölçülmesi ve raporlanması sonucunda şirket değerlerine büyük kazanımlar getirmektedir. Bu doğrultuda entelektüel sermayenin günümüzde özellikle ülkemizde mikro ve makro hedeflerinin yukarı olduğu da dikkate alındığında doğru değerlemenin güçlü bir ivme kazandıracağı ortaya çıkmaktadır.

Önceki İstihdam Oranının Artışı Karşısında Talep Gören Sektörler
Sonraki Kadınların Çalışma Hayatına Kazandırılması

Yazar Hakkında

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Yeni Ekonomi Günlüğü 0 Yorum

Türkiye, 100. Yıl Hedeflerinde Kadınlar Olmadan Başarılı Olamaz.

Türkiye, Cumhuriyet’in 100. Yılında GSYH büyüklüğü bakımından dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almayı, kişi başına milli gelirini 25 bin dolara çıkarmayı, en az 2 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne

Yeni Ekonomi Günlüğü

İşgücünün Teknoloji Kullanımı ve Kalkınmaya Etkisi

Ahmet Can, Ekonomistler Platformu Genel Sekreteri                   İşgücünün, teknoloji kullanımını artırmasının, ekonomik kalkınmaya olan pozitif yönlü etkileri her geçen gün göz ardı

Yeni Ekonomi Günlüğü

Beşeri Sermaye ve Sanayi Stratejileri Üzerine

Sina Erkul, Stratejik Planlama Analisti   Beşeri sermayenin niteliği bir ülkeyi kalkındıran en önemli unsurlardan biridir. Mesleki eğitim ise bu niteliğin derecesini belirleyen bir araç. Mesleki eğitim ne yazık ki