TTK ve Şirket Birleşmeleri

Arek Ferahyan, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Üyesi

 

Değerli okurlar, bu ayki köşemde sizlere yakın bu yılın Haziran ayından itibaren iş hayatımızı değiştirecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu içerisindeki şirket birleşmelerinde yaşanacak değişikliklerden ve şirket birleşme türlerini anlatmaya çalışacağım. Öncelikle, Yeni Ticaret Kanunu ile ticaret şirketlerinin birleşmeleri ayrıntılı düzenlemelere bağlanmış olup, birleşebilecek şirketlerinin kapsamı 6762 sayılı Eski Ticaret Kanununa kıyasla genişletilmiştir.

 

 

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu kapsamında gerçekleştirilecek şirket birleşme, bölünme ve tür değiştirmeleri uygulamasında; “şirket”, ticaret şirketlerini; “ortak”, anonim şirketlerin pay sahiplerini, limited şirketler ile şahıs şirketlerinin ve kooperatiflerin ortaklarını; “ortaklık payı”, şahıs şirketlerindeki ortaklık payını, anonim şirketteki payı, limited şirketteki esas sermaye payını, sermayesi  paylara bölünmüş komandit şirketteki ortaklık payını; “genel kurul”, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerle kooperatiflerdeki genel kurulu, şahıs şirketlerindeki ortaklar kurulunu ve gereğinde ortakların tümünü; “yönetim organı”, anonim şirketler ve kooperatiflerde yönetim kurulunu, limited şirketlerde müdürü veya müdürleri, şahıs şirketleriyle sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticiyi; “şirket sözleşmesi”, anonim şirketlerde esas sözleşmeyi, şahıs şirketleriyle limited şirketlerde şirket sözleşmesini ve kooperatifte ana sözleşmeyi ifade etmektedir.

 

[1]Birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organları, ayrı ayrı veya birlikte, birleşme hakkında bir rapor hazırlarlar. Birleşme raporu, birleşmeye katılan şirketlerin ortaklarına somut olaydaki birleşmeye ilişkin ve bu birleşmeyi tanımlayan bilgi verilmesini amaçlamaktadır. Raporun Kanunda bu husustaki düzenlemede öngörülen konularda, aydınlatıcı, gerekçeli ve tatmin edici açıklamaları içermesi zorunludur. Ayrıca birleşmeye katılan şirketlerin; birleşme sözleşmesini, birleşme raporunu ve birleşmeye esas oluşturan bilançoyu, bu konuda uzman olan bir işlem denetçisine denetlettirmeleri şarttır. Birleşmeye katılan şirketler, birleşmeyi denetleyecek işlem denetçisine rapor hazırlamasına yardımcı olacak her türlü bilgi ve belgeyi vermek zorundadır. Bununla birlikte Yeni TTK küçük ve orta ölçekli şirketlerde bir kolaylığa yer vermiş ve bu ölçekteki şirketlerin tüm ortaklarının onaylaması şartı ile birleşme raporunun düzenlenmesinden vazgeçebileceğini hükme bağlamıştır.

 

Yeni TTK Kanuna Göre Birleşme Türleri

 

Yasanın 136. maddesine göre, şirketler;

 

 

    • Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya

 

  • Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde birleşme”,  yoluyla birleşebileceklerdir.

 

Birleşme uygulamasında; bünyesine diğer şirketi kabul eden şirket “devralan”, katılan şirket “devrolunan” diye adlandırılacaktır.  Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşecek; birleşme sözleşmesi ayrılma akçesini de öngörebilecektir.

 

Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralacak ve birleşmeyle devrolunan şirket sona ererken, ticaret sicilinden de silinecektir. Yeni düzenlemeye göre sermaye şirketleri; sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle ve devralan şirket olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle birleşebileceklerdir. Şahıs şirketleri ise; şahıs şirketleriyle, devrolunan şirket olmaları şartıyla sermaye şirketleriyle, devrolunan şirket olmaları şartıyla kooperatiflerle birleşebileceklerdir. Son olarak kooperatifler; kooperatiflerle, sermaye şirketleriyle ve devralan şirket olmaları şartıyla şahıs şirketleriyle birleşebileceklerdir.[2]

 

Tasfiye halindeki bir şirketin birleşmeye katılması ancak, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa[3] ve devrolunan şirket olması  şartıyla mümkündür. Yasanın 139. maddesine göre, sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilecektir.

 

Birleşme Alanında Yeni 6102 Sayılı TTK Düzenlemeleri[4]

 

 Kanundaki en köklü revizyona uğrayan kurumlardan birisi de birleşme ve tür değiştirmedir.  6762 s. TTK’da 7 madde ile tanzim olunmuş bulunan birleşme ve tür değiştirme, bölünmenin de eklenmesiyle Yeni TTK’da 61 madde halinde düzenlenmiştir. Mezkûr düzenlemeler İsviçre’nin yeni tarihli bir kanunundan (Fusionsgesetz) alınmışlardır. Bu çerçevede olmak üzere vergi hukukuna ilişkin mevzuatta yer alan “bölünme” kavramı da ilk kez özel hukuka ilişkin bir temel kanunda detaylı bir biçimde –ve fakat– özel hukuk veçhesinden tanzim olunmuştur. Kanunda birleşme, bölünme ve tür değiştirme kurumlarının kendilerine ilişkin özel düzenlemeleri haricinde bunların tamamına uygulanacak genel nitelikte son hükümler (m.191-194) de mevcuttur.

 

Birleşme (m. 136 – 158), Yeni TTK’da da selefinde olduğu gibi “devralma şeklinde” (bir şirketin diğerini devralması) veya “yeni kuruluş şeklinde” (iki şirketin yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri) olmak üzere iki çeşittir. Bu çerçevede kabul eden şirket “devralan”, katılan şirket “devrolunan” diye adlandırılır. Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşir. Ayrıca tarafların akdedecekleri birleşme sözleşmesinde bazı ortaklar için ayrılma akçesi de öngörülebilir. Birleşmeyle, devralan şirket, devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır ve devrolunan şirket sona ererek ve ticaret sicilinden silinir. Gelen düzenlemeyle geçerli birleşmelerde türlerin aynı olması şartı kaldırılmış, birleşme hemen her tür şirket bakımından “devralan” ekseninde yeni bir anlayışla tanzim olunmuştur. Buna göre;

 

 

    • Sermaye şirketleri
        • Sermaye şirketleriyle,
        • Kooperatiflerle ve
      • Devralan şirket olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle;

 

    • Şahıs şirketleri
        • Devrolunan şirket olmaları şartıyla, sermaye şirketleriyle,
      • Devrolunan şirket olmaları şartıyla, kooperatiflerle,

 

  • Kooperatifler
      • Kooperatiflerle,
      • Sermaye şirketleriyle ve
    • Devralan şirket olmaları şartıyla, şahıs şirketleriyle birleşebilirler.

 

Kanun koyucu Kanunda iki düzenlemeye yer vermek suretiyle 6762 s. TTK’nın yürürlük süresinde tartışma yaratan iki konuyu da çözüme kavuşturmuştur. Bunlardan ilki tasfiye hâlindeki bir şirketin, malvarlığının dağıtılmasına başlanmaması durumunda “devrolunan şirket” olması şartıyla, birleşmeye katılabilmesidir. Bu durum, yani malvarlığının dağıtılmasına başlanmamış olması, bir işlem denetçisinin raporuyla devralan şirketin merkezinin bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne ispatlanacaktır.

 

İkinci konu ise sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararla kaybolan veya borca batık şirketlerin durumudur. Sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının yarısı bilânço zararlarıyla yitirilmişse eksi bilânço; zararlar bunun üstündeyse borca batıklık durumu, teknik terimle kırmızı bilânço vardır. Bu şirketler de birleşmeye katılan diğer şirkette kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen bir öz varlık varsa, bu şirket ile birleşebileceklerdir. Birleşmeye katılan diğer şirketin anılan mahiyette bir mali kudreti haiz olup olmadığı, bir işlem denetçisinin raporuyla devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğüne sunulacaktır. Eksi veya borca batık bilânçonun devralan veya devrolunan şirkette bulunması önemli değildir. Ancak serbestçe kullanabilecek özvarlığını başka bir şirketi kurtarmaya tahsis eden şirketin azınlıkta kalan ortaklarının menfaatlerinin dikkate alınması gerekir.

 

Birleşmenin Hüküm İfade Etmesi[1]

 

Birleşmeye katılan şirketler tarafından birleşmenin onaylanmasına ilişkin genel kurul kararlarının alınmasını müteakiben ilgili şirketlerin yönetim organları, birleşmenin tescili için ticaret siciline başvururlar. Diğer bir deyimle genel kurul kararları tüm ilgili şirketlerce henüz alınmamışsa, diğer şirket/ler, genel kurullarında alınan kararı tescil için ticaret siciline başvuramaz/lar. Devralan şirket, birleşmenin gereği olarak sermayesini artırmışsa, diğer kararların yanı sıra esas sözleşme değişikliklerine ilişkin genel kurul kararları da ticaret siciline tescil ettirilir. Birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır. Tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer ve devrolunan şirket, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah eder. Devrolunan şirketin ortakları devralan şirketin ortağı olur. Türk öğretisine göre, birleşmeyi hukuken geçerli kılan, yani gerçekleştiren işlem, devrolunan şirketin birleşme kararını tescil ettirmesidir. Kurucu etkiyi haiz olan bu tescildir, yoksa devralan şirketin genel kurul kararının tescili değil. Birleşme kararı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur, ancak bu ilan açıklayıcı mahiyette olup, kurucu değildir.

 

Sermaye Şirketlerinde Kolaylaştırılmış Birleşme[2]

 

Birleşmeye ilişkin düzenlemeler oldukça teferruatlı olmakla birlikte, Yeni TTK bazı hallerde deyim yerinde ise “kolay birleşmeye” cevaz vermiştir. Buna göre;

 

 

    • Devralan sermaye şirketi devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren bütün paylarına veya

 

  • Bir şirket ya da bir gerçek kişi veya kanun yahut sözleşme dolayısıyla bağlı bulunan kişi grupları, birleşmeye katılan sermaye şirketlerinin oy hakkı veren tüm paylarına, sahiplerse sermaye şirketleri kolaylaştırılmış düzene göre birleşebilirler.

 

Ancak, devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için;

 

 

    • Devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, Kanunun ilgili maddesi gereğince, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve

 

  • Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması hâlinde birleşme kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir.

 

Birleşmeye katılan ve yukarıda iki üst paragrafta öngörülen şartlara uyan sermaye şirketleri (%100’e sahip olma), birleşme sözleşmesinde, Yeni TTK m. 146/I (a) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu sermaye şirketleri, birleşme raporunu düzenlemeye, birleşme sözleşmesini denetletme hakkı tanınması ile inceleme hakkını sağlamakla yükümlü olmadıkları gibi, birleşme sözleşmesini genel kurulun onayına da sunmayabilirler. Birleşmeye katılan ve yukarıda bir üst paragrafta öngörülen şartlara uyan sermaye şirketleri (%90’a sahip olma), birleşme sözleşmesinde, sadece, Yeni TTK 146/I11 (a), (b) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu sermaye şirketleri, birleşme raporunu düzenlemeye ve birleşme sözleşmesini genel kurula sunmaya da zorunlu değildirler. Bununla birlikte Yeni TTK m. 149’da öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması gerekir.

 

Son olarak, Yeni Türk Ticaret Kanunu iş hayatında yeni değişiklikler getirecektir. Bu değişiklerden biri de şirket bileşmelerinde yaşanacaktır. Öyle ki, 2011 yılında yapılan araştırmalar bize şirketlerin büyük bir bölümünün küresel ekonomi krizden çıkabilmek adına birleşme ve satın alma yoluyla büyümeyi planladıklarını işaret etmektedir. Bu nedenle, 2012 yılında şirket birleşme ve satın almalarda yukarıya doğru bir hareket olacağı beklentisini doğurmaktadır. Bu nedenle Yeni Türk Ticaret Kanunu 2012 yılında ve takip eden yıllarda şirket birleşme ve satın almalarında ülkemizde önemli etkileri olacaktır. Sizlere tavsiyem bu süreci yaşarken kanunla ilgili mutlaka hukuk ve vergi danışmanlarınızla bilgi alışverişi içerisinde olmanızdır.

 



[1] KPMG – Yeni Türk Ticaret Kanunu – Dünya Değişiyor Ya Siz?, syf 38

 

[2] KPMG – Yeni Türk Ticaret Kanunu – Dünya Değişiyor Ya Siz?, syf 38

 



[1] KPMG – Yeni Türk Ticaret Kanunu – Dünya Değişiyor Ya Siz?, syf 36

 

[2] 6102 sayılı Kanun, md.137

 

[3] Bir işlem denetçisinin, bu hususu doğrulayan raporunun, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulmasıyla ispatlanması gerekmektedir. (md. 138/2)

 

[4] KPMG – Yeni Türk Ticaret Kanunu – Dünya Değişiyor Ya Siz?, syf 33,34,35

Türkiye’nin en iyi cialis resmi satış sitesi.En uygun fiyatlarda levitra satış sitesi.

Önceki Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Sorunu – 2
Sonraki Avrupa’nın Ticaret Adası: Malta

Yazar Hakkında

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Ekonomik İstikrar Günlüğü 0 Yorum

Teşvik Paketi Hakkında

Oğuz Demir, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Başkanı Başbakan Erdoğan, kurmayları ile birlikte Kalkınma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların çalışmaları sonucu hazırlanan yeni teşvik paketini kamuoyu ile paylaştı. Bir

Ekonomik İstikrar Günlüğü 0 Yorum

Asgari Ücret: Bir Seçim Propagandasından Fazlası…

Atlatılan iki seçimin ardından verilen tüm vaatlerin ve sözlerin tutulması halinde, alışılagelmiş bir takım uygulamalarda birçok değişikliğe gidileceği görülüyor. Ekonomik ve sosyal anlamda yapılacak reformların aynı zamanda; aile yapısı, gençler,

Ekonomik İstikrar Günlüğü 0 Yorum

Dış Ticareti Şekillendiren Etkenler

Hakan Aktaş, Ekonomistler Bülteni Yayın Koordinatörü Bir ağacı büyütürken vereceğiniz fiziksel destekler ve oluşan dış etkenler nasıl onun büyümesini ve yönünü aynı oranda etkiliyorsa, dış ticaret içinde benzer kuralların geçerli

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış!

İlk yorumu yapan siz olabilirsiniz!

Yanıt verin