OVP Tartışmanın Anlamsızlığı, Dr. Oğuz Demir – 08.10.2014

2006 yılından bu yana ekonomi yönetimi Türkiye ekonomisi açısından gerçekleştirilmesi gereken hedefler ve bu hedeflere ilişkin yol haritalarının sunulduğu “Orta Vadeli Program” açıklıyor. Her sene düzenli olarak açıklanan programda ekonomi yönetiminin öncelikli politika alanları ve hedefleri kamuoyu ile paylaşılıyor.

Bir Doğru, Bir Yanlış

Raporun içeriğine girmeden önce iki hususun altını çizmekte yarar görüyorum. Birinci husus, bu tip planlar yapılmasının oldukça büyük bir önem taşıdığı hususu. Böylelikle ekonomideki tüm birimlere yönelik mesajlar veriliyor ve bu mesajlar ile birlikte hem ekonomi yönetiminin hem de diğer ekonomik birimlerin karar alma süreçlerinin daha fazla bilgi ile gerçekleştirilmesi sağlanmış oluyor. İkinci husus ise plan ve programların izlenmesine ilişkin. Eğer bu tip planlar ve programlar ortaya koyuyorsanız, bu programların, planların uygulama dönemlerinde planın ne kadar etkin bir şekilde hayata geçirildiği ve ne kadar başarı gösterildiği konusunu dikkatle izlemeniz ve her plan döneminin sonunda değerlendirmeniz gerekiyor.

Bu iki açıdan bakıldığında tıpkı “Kalkınma Planları” örneğinde olduğu gibi “Orta Vadeli Program”da da ciddi bir izleme mekanizması eksik. (Teknik olarak var olabilir ancak işlevsel değil!) Bu nedenle söz konusu plan ve programların uygulama süreç ve sonuçlarına ilişkin bir bağlayıcılık da söz konusu değil. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, OVP’nin kamuoyu ile paylaşılması sonrasında yaptığı açıklama da aslında bu eksiğe vurgu yapan bir açıklama. OVP uygulama adımlarının takvime bağlanmasını talep eden Hisarcıklıoğlu, böylelikle sürecin ve sonuçların izlenmesinin sağlanmasını istiyor. Bu gerçekleşmedikçe de planlar sadece kamunun beklentilerinin paylaşılmasından öteye maalesef gidemiyor. Zira sürecin işlerliğinin şeffaf bir şekilde takibi mümkün olmuyor.

Tutmayan Hedefler

Dünya ve Türkiye ekonomisinde her gün yeni gelişmelerle karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu açıdan bakıldığında orta ve uzun vadeli hedeflerin de sık sık revize edilmesi gayet normal karşılanabilir. Nitekim her yıl açıklanan OVP’de hedeflerde düzenli olarak yaşanan gelişmeler dikkate alınarak revize ediliyor. Ancak özellikle ekonomi yönetimi tarafından takip eden 3 yıllık süreç için belirlenen OVP hedeflerinin işin aslına bakarsanız kredibilitesi bir hayli düşük. Yazının altında ekonomi yönetimi açısından öne çıkan (büyüme, cari işlemler açığı/GSYİH ve enflasyon) üç farklı göstergede belirlenen hedefler, takip eden dönemdeki revizyonlar ve nihai olarak en altta da gerçekleşen rakamlar görünüyor. Nadiren de olsa hedeflerin üzerinde bir performans sergilendiği de görüyor. Ancak bu durumda dahi hedef ile gerçekleşen arasında ciddi bir sapma söz konusu oluyor.

Ancak genel olarak şunu ifade etmekte yarar var ki OVP ve OVP’de belirtilen hedefler belirli varsayımlar altında yapılıyor. Bu varsayımların temeli ise hedeflenen alanlarda reformların gerçekleşmesi ve küresel ekonomik gelişmelerin planlanan çerçevede devam etmesine dayanıyor. En azından öyle olmasını umuyoruz. Zira özellikle son yayınlanan 3 raporda ekonomi yönetimi GSYİH büyümesinde hep %5 hedefini yuvarlak bir hesapla belirlemiş gibi duruyor. Türkiye usulü hedef belirleme yöntemi burada da baş göstermiş gibi.

Aşağıdaki tablolar ve yukarıda bahsettiğim tespitler çerçevesinde her ne kadar bugün (08.10.2014) ve önümüzdeki birkaç gün ekonomi gündemi OVP üzerinden şekillenecek olsa da OVP tahmin ve hedeflerinin maalesef artık bir ciddiyeti ve kredibilitesi kalmamış gibi görünüyor.

Örneğin Türkiye ekonomisi gibi büyümenin yüksek olduğu yıllarda cari açığın da paralel olarak yükseldiği bir ekonomide, eğer ekonomi yönetimi yüksek büyüme – düşük cari açık tahmini yapabiliyorsa iki ihtimal olabilir;

  • Birinci ihtimal gerçekten yapısal bir dönüşüm hamlesi başlatılacak ve ekonomi rekabetçi bir yapıda büyüme sağlayacak ki bunun için hem daha fazla zaman hem de ciddi bir irade gerekiyor.
  • Daha olası olan ikinci ihtimal ise artık ekonomi yönetimi dahi yaptığı planları ciddiye almıyor.

Hem girişte bahsettiğimiz hedeflerin ve uygulama adımlarının etkin bir izleme mekanizması tarafından desteklenmediği hem de tahmin ve hedeflerdeki başarısızlık dikkate alındığında sanırım önümüzdeki birkaç gün belki de çok anlamsız bir OVP tartışmasına devam ediyor olacağız.

Presentation5

 

Kaynak: TCMB,TÜİK, IMF World Outlook, Kalkınma Bakanlığı OVP

Önceki Türkiye Büyümede Vites Küçülttü, Caner Otrakçı - 08.10.2014
Sonraki Dünya Ekonomisi Göründüğünden Daha Güçsüz Durumda

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 702 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Bilgi Notları 0 Yorum

AR-GE Reform Paketine İlişkin Ekonomistler Platformu Değerlendirmesi

Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir ve etkin bir ekonomik büyüme modeline geçmesi için, küresel üretim ve tüketim trendlerini etkin bir şekilde izlemesi, ve bu trendlere uygun bir ekonomik altyapıyı geliştirmesi büyük önem

Yayınlar 0 Yorum

Ambargo Kaldırılması Sonrası Türkiye-İran Ekonomik İlişkileri

Amerikan ambargosu sonrası İran’ın batılı ve komşu ülkelerle ilişkileri olumsuz etkilendi. Dolayısıyla İran’ın Türkiye ile olan ilişkileri de yeteri kadar gelişemedi. Buna ek olarak, iki ülke içerisinde farklı dönemlerde farklı

Bilgi Notları 0 Yorum

Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Girişimi

Çin 1978’de başlayan “reform ve dışa açılma” döneminden günümüze kadar çok hızlı bir büyüme kaydetti. Reformların başlamasının 40. yılına girerken Çin ekonomisi 11,2 trilyon ABD doları büyüklüğü ile artık dünyanın

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış!

İlk yorumu yapan siz olabilirsiniz!

Yanıt verin