Ortak Konsolide Kurumlar Vergisi ve Türkiye – Arek Ferahyan

Değerli okurlar yeniden bu bültende sizlerle vergisel konular başlığı altında buluşmak bana çok heyecan verdiğini belirtmek isterim. Bu aileye ilk katıldığımda bir üniversite öğrencisiydim. Ülke ekonomisinin ne yönde ilerlediğinin rotasının hangi yöne doğrultması gerekliliğini kendimce düşüncelerimle dile getirmeyi arzu ediyordum ve bugün halen etmekteyim. Günümüzde ekonominin her alanında enformasyonun büyük önem taşıdığı dikkate alındığında bu bültenin düşüncelerin paylaşılması ve paylaşımın beraberinde yeni fikirlerin gelişmesine neden olduğuna zaman içerisinde fazlasıyla tanıklık ettim. Bu noktada Ekonomistler Platformu Bültenin çıkarılmasında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bu sayımızda size kısaca 16 Mart 2011 tarihinde Avrupa Parlamentosunda taslak olarak Kabul edilmiş olan Ortak Konsolide Kurumlar Vergisi Matrahından (Common Corporate Consolidated Tax Base “CCCTB”) bahsetmeyi düşüyorum.

Ortak Konsolide Kurumlar Vergisi Matrahı özünde basit kuralları olan bir hesaplama sistemini barındırmaktadır. Bu hesaplama metodu şirketlerin Avrupa Birliği içerisinde farklı ülkelerde faaliyet göstermelerine karşın her ülkede elde ettikleri kazançlar üzerinden bağlı bulundukları ülkelerin vergi sistemine istinaden ayrı ayrı vergilendirilmek yerine ortak bir kazanç ve tek bir vergi yükü yaratmak şeklinde özetlenebilir. Bu vergisel reform adlandırabileceğimiz hesaplama metodu esasen grup firmaları olarak adlandırılan global şirketleri daha yakından etkileyeceğini belirtmemde fayda var. Ortak konsolide kurumlar vergi matrahı ile bu tür şirketler faaliyet gösterdikleri ülkelerde tek bir hesaplama yöntemi kullanarak hesaplanan vergilendirilecek kazançlarını bağlı bulundukları ülkelerin vergi oranları ile vergilendireceklerdir. Böylelikle firmaların faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki firma hesaplamaları birbiri ile uyumlu olup aralarındaki ticari faaliyetleri daha net anlaşılabilir olacaktır. Bu durumda firmaların kendi aralarında gelir – gider dağılımını dengeleyerek kazançların doğru vergilendirileceği anlamına gelmektedir.

Ortak konsolide kurumlar vergisi matrahına ilişkin taslağın en önemli faydalarının başında AB üye ülkelerinin her birinin ayrı bir vergi sistemi ve oranı olduğu düşünülürse bu farklılığı ortadan kaldırması ve bürokrasiyi minimum düzeye çekmesidir. Öte taraftan sözkonusu fayda firmaların dünya ekonomisinde ve yerel ekonomilerde rekabetçiliği de üst seviyelere taşıması olası etkilerinden sadece bir tanesi olacaktır.

Ortak konsolide kurumlar vergisi matrahı bir vergi yılını dikkate alacaktır. Bu hesaplama metodunu aşağıdaki 3 ana başlık altında toplamak mümkündür.

  • Varlıklar: Firmaların bağlı bulundukları ülkelerde sahip oldukları maddi ve mali duran varlıklarını,
  • Personel: Firmaların bağlı bulundukları ülkelerde bodrolu olarak çalıştırdıkları personel sayılarını,
  • Ciro: Firmaların bağlı bulundukları ülkelerde yaptıkları satışları belirtmektedir.

Bu doğrultuda 3 başlık altında toplanan değerlerden yola çıkarak aşağıdaki formül yöntemi ile kazançlar ortak bir vergi matrahı ile vergilendirilecektir.

 

Bu hesaplama metodu ile farklı ülkede firmaların sahip olduğu değerlere istinaden toplam konsolide kazancının vergilendirmesi sonucunda her bir firma bağlı bulunduğu ülkede ayrı ayrı olarak ülkelerinin vergi oranlarına göre vergilendirilecektir.

Sonuç olarak bu hesaplama metodu ile farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmaların konsolide bir şekilde vergilendirilecek ve bu durumda rekabetçi piyasa ortamında daha şeffaflığı ön plana çıkaracaktır.

Türkiye açısında bakıldığında 1958 tarihinden itibaren Gümrük Birliği anlaşması ile Avrupa ülkeleriyle yapılan ticari faaliyetlerin kolaylaştırılması amacıyla vergisel düzenlenmeler beraberinde AB ülkeleri ile yapılan ikili çiftte vergilendirme anlaşmalarıyla devam etmiştir. Öyle ise AB Parlamentosunda taslak olarak kabul edilen Ortak Konsolide Kurumlar Vergisi Matrahının ülkemizin vergi sistemi içerisinde yer alması muhtemel bir gelişme olacağı şüphesizdir. Ancak ülkemizde uygulanmakta olan vergi sisteminin bu taslağa uyum sağlaması için yapılması gereken düzenlemeler olacaktır.

 

Önceki Markanın İnternette Haksız Yolla Kullanımı - Güryay Bingöl
Sonraki MARKA Mali Destek Programları - Sezin Yetişen

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 640 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Blog 0 Yorum

Türkiye’de Genç İşsizliği Sorunu

Ahmet Can, Ekonomistler Platformu Genel Sekreteri   Ekonomistler Platformu’nun kurulduğu günden bu yana en önemli çalışmalarından biri olan Ekonomistler Bülteninin aracılığıyla, yeniden sizlerle birlikte olmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyorum.  Bu

Blog

6111 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması

Arek Ferahyan, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Üyesi Değerli okurlar Temmuz Bültenimizin ana konu başlığına uygun olması açısından güncel bir vergi gündemini sizlerle paylaşmanın bülten içerisinde bütünlük sağlayacağını düşündüm. Bülten içerisindeki

Blog 1 Yorum

KOBİ’lerde Stratejik Planlama

Sina Erkul, Stratejik Planlama Analisti   Türkiye ekonomisinin çarkları şüphesiz KOBİ’lerdir. Kurumsallaşma aşamasına gelindiğinde KOBİ’ler en çok bir plana, belli başlı hedeflere ihtiyaç duyarlar. Ekonomistler Platformu’nda yazdığım bu ilk yazımda