Madencilik Sektörüne Bakış II- Yatırım Teşvik Belgesi ve Diğer Destekler

Sina Erkul, Stratejik Planlama Analisti

Geçen ayki yazımda madencilik sektörü hakkında genel bilgiler vermiştim ve yazımı sektöre uygulanan ve uygulanması gereken teşviklerle bitirmiştim. Bu ay sizlerle madencilik sektöründe uygulanan teşvikler ve diğer bazı alternatif hibe, kredi programlarından bahsetmek istiyorum.

Madencilik sektörü bazı yapısal özellikleri nedeniyle ilk yatırım maliyeti yüksek olan bir sektördür. Gerek makine ve teçhizat maliyeti gerekse madencilik izinleri ve ruhsat için harçlar yüksektir.  Yatırım Teşvik Belgesi ilk fırsatta yatırımcıya bir takım istisnalar tanımaktadır.  2002 yılında yatırımlarda devlet yardımları hakkındaki karar resmi gazetede yayınlanmıştır (16.06.2002 tarih ve 2002/4367 sayılı karar 09.07.2002 tarihli resmi gazete). Bu karara istinaden uygulanacak teşviklerden;

–          Adi ortaklıklar,

–          Sermaye şirketleri,

–          İş ortaklıkları,

–          Yabancı şirketlerin Türkiye’deki şubeleri yararlanabilirler.

 

Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Müdürlüğü’ne başvurularak alınabilecek Teşvik belgesi ile;

–          Gümrük vergisi ve toplu konut fonu istisnası

–          Yatırım indirimi

–          KDV istisnası

–          Vergi resim ve harç istisnası

–          Kredi tahsisi

Destek unsurlarıdır. Destek unsurlarından yararlanabilmek için asgari sabit yatırım tutarı kalkınmada öncelikli yörelerde 200 milyar TL, normal ve gelişmiş yörelerde 400 milyar TL olmalıdır. Belge alındıktan sonra 1 yıl içinde yatırıma başlanması şartı vardır. Aksi durumda teşvik belgesi geçerliliğini yitirmektedir.  Bu teşvik belgesi ile istihraç (maden çıkarma),işletme ve zenginleştirme faaliyetlerini yürüten şirketler yararlanmaktadır.

Yatırım teşvik belgesi dışında DTM’nin ihracat destekleri, TÜBİTAK destekleri, AB proje hibeleri ’de (sektörle ilgili proje çağrısı yapıldığı takdirde) sektöre can suyu niteliğinde olan desteklerdir.   Madenciliğin ülke ekonomisine katkısının üretime ucuz girdi sağlamasıyla artacağını geçen ayki yazımda belirtmiştim. Bu özelliği destekler nitelikte kanaatimce Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak yani madencilikte kullanılan makine, teçhizat, yazılım ve diğer faktörleri geliştirici nitelikte çalışmalar için TÜBİTAK destekleri, KOSGEB desteklerinden yararlanmak özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere faydalı olabilir diye düşünüyorum. TÜBİTAK ya da KOSGEB desteklerinden yararlanmak ağır bürokrasiyi aşmak her ne kadar zor gibi görünse de yatırım faaliyetlerine destek olmaktadır.

1985 yılında çıkarılan kanunla kurulan Madencilik Fonu’ da işletmecilere düşük faizli kredi sağlamaktadır.  Bu fondan yararlanmak isteyen firmalar fonun formatına uygun olarak hazırladıkları fizibilite raporları ile fon sekreterliğine başvurduklarında süreç başlıyor. Bu fonun özelliği bankadan teminat mektubu istemesidir ayrıca krediler proje değerlendirme raporları kapsamında dilimler halinde kullandırılır. Fonun banka teminat mektubu istemesi sürekliği sağlamaktadır. Krediye uygulana Farkı fonu kapsamında kredilere uygulanan değişken faiz esas alınarak fon yönetim kurulu tarafından belirlenir.

 

 

Türkiye’nin en iyi cialis resmi satış sitesi.En uygun fiyatlarda levitra satış sitesi.

Önceki Avrupa’nın Ticaret Adası: Malta
Sonraki Dış Ticareti Şekillendiren Etkenler

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 660 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Blog 0 Yorum

Uluslararası Vergi Planlaması Yöntemleri

Arek Ferahyan, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Üyesi   Değerli okurlar mayıs sayımızda “ortak konsolide kurumlar vergisi matrahı” kavramını Avrupa Parlamentosunda kabul edilen taslak halini açıklamaya çalışmıştım. Bu kavramdan yola çıkarak

Blog 0 Yorum

Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Uyarlama Talebi

Av. Güryay Bingöl, Ekonomistler Platformu Başkan Yardımcısı   Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing) ilk olarak 1930’lu yılların başında ekonomik sıkıntılar yaşayan Amerika’da ve İkinci Dünya Savaşından sonra da Avrupa’da uygulanmaya başlanmıştır.

Blog

Yükselen Döviz Kurlarının Vergiler Üzerindeki Etkisi

Arek Ferahyan, Ekonomistler Platformu İcra Kurulu Üyesi           Değerli okurlar sizlere bu bölümde bu ay bültenimizin içerisinde incelediğimiz son dönemde yükselen döviz kurlarının ekonomi üzerindeki etkileri

1 Yorum

  1. can doğa yıldırım
    Aralık 15, 14:29 Reply
    merhabalar: madencilik ile ilgili büyük planlarım var fakat ne tekbaşıma bu işin altından kalka bilirm nede param yeter ne yapmamı önerirsiniz teşekkürler...

Yanıt verin