Dijitalleşme ve Bankacılık Sektöründe Değişim

Son yıllarda bankacılık sektöründe bir hayli önem arz eden konulardan biri de dijital bankacılık haline gelmiştir. Bankaların pazarlama stratejilerinde büyük bir değişim yaşatmış olan dijital bankacılık sistemleri, günümüzde bankalar arası rekabeti belirleyen en önemli unsurlardan biri haline gelmiştir.

Toplumda dijital bankacılığı sadece gençler kullanır gibi bir izlenim hakim olsa da TBB’nin yayınladığı 2017 Eylül ayı dijital bankacılık istatistikleri daha farklı bir tablo çizmektedir. Son istatistiklere göre Türkiye’de dijital bankacılığı en çok 36-55 yaş aralığındaki hesap sahipleri kullanmaktadır. Aşağıdaki tabloda da 2017 Eylül ayı yaş gruplarına göre aktif bireysel dijital bankacılık müşteri sayıları görülebilir.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE DİJİTAL BANKACILIK KULLANAN MÜŞTERİ SAYISI
Dönem 0-17
Yaş Grubu
 18-25
Yaş Grubu
26-35
Yaş Grubu
 36-55
Yaş Grubu
56-65
Yaş Grubu
66+
Yaş Grubu
Toplam
Mart 2017 81.247 5.767.318 9.676.238 10.236.854 1.362.664 407.100 27.531.420
Haziran 2017 93.189 6.164.722 10.127.458 10.898.147 1.430.861 414.709 29.129.087
Eylül 2017 129.841 6.672.540 10.478.079 11.414.495 1.522.679 434.989 30.652.623

Kaynak: TBB, Eylül 2017

Türkiye’de mevduat sahipleri sayısının ve kredi kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş aralığının 26-55 yaş olması da dijital bankacılığın bu yaş grubu üzerinde daha yoğun kullanımını açıklıyor. Bankaların özellikle bu yaş grubunun kullandığı araçlar üzerine yenilik yapması da bununla ilişkilidir.

Birkaç bankanın mobil şube ve internet şubesi üzerinden başlattığı ‘anında’ kredi sistemini artık neredeyse tüm bankalar kredi skor sistemleri sayesinde ‘anında’ sağlayabilir hale geldi. Şubelere gidip, başvuru formlarını doldurduktan sonra günlerce bekleme işi de bu sayede neredeyse yok olmuştur.

Bu ve buna benzer pek çok özellik sayesinde bankalar, müşterilerini artık dijital şubelerine yönlendirmektedir. Banka müşterileri de hızlı para transferi ve kredi işlemleri gibi kolaylıklarından dolayı artık şubeler yerine dijital şubeleri kullanmayı tercih etmektedir.

Tüketiciler için işlem maliyetlerini düşüren bu uygulamalar bankalara da ciddi bir maliyet avantajı getirmektedir. TBB’nin verilerinde de bu durum açıkça görülmektedir. 2017 yılı Mart ayında 29.017.339 kişi dijital banka şubelerini kullanmaktayken, bu sayı sadece 6 ay gibi kısa bir süre sonunda 32.185.924’a yükselmiştir.

AKTİF MÜŞTERİ SAYISI
Dönem Sadece İnternet Bankacılığı Kullanan Sadece Mobil Bankacılık Kullanan Hem İnternet Hem Mobil Bankacılık Kullanan TOPLAM
Mart 2017 6.598.240 15.191.893 7.227.206 29.017.339
Haziran 2017 6.300.156 17.354.941 6.992.292 30.647.389
Eylül 2017 5.650.234 19.403.116 7.132.574 32.185.924

Kaynak: TBB, Eylül 2017

Elbette bu iyileşmelerin yarattığı bazı dezavantajlar da ortaya çıkmıştır. Bankalarda bu gelişmelerin şube ve istihdam sayısı üzerinde yaratacağı olumsuz etki de hissedilmeye başlamıştır. TBB’nin istatistiklerinde 2015 yılı Eylül ayında Türkiye’de 11.280 banka şubesi olduğu belirtilirken 2017 Eylül ayında ise bu rakamın 10.658’ya düştüğü görülmektedir. Yani 2 yıl içinde bankalar 600’e yakın şubeyi kapatmıştır.

Kaynak: TBB, Eylül 2017

Şube sayılarının düşüşüyle birlikte şube çalışanlarının sayısının da düşüşü sonucu ortaya çıkmaktadır. Bankaların operasyon maliyetlerini düşürme çabasından dolayı daha çok dijital alanlar ile ilgili bölümlere istihdam sağlanıyorken istihdamın yoğun olduğu şube sayısının azalması toplam istihdamı da azaltmıştır. 2015 yılının Eylül ayında banka şubelerinde 201.605 personel çalışıyorken 2017 Eylül ayında bu rakam 195.064’e düşmüştür.
Kaynak: TBB, Eylül 2017

Özellikle bankaların, dijitalleşme çalışmalarına verdikleri önem, endüstri 4.0 ile otomasyonun finansal alanda ilk örneklerinin görülmesi ile bankaların şubeler konusunda daha da küçülmeye gideceğini söylemek kehanet olmayacaktır. Bankacılık dünyasındaki genel kanıya göre şubelerin kapanma hızının devam edeceği görülmektedir. Bu durumdan şube çalışanlarının da ciddi şekilde etkileneceği dikkate alınmalıdır. Özellikle sektör çalışanlarının bilgi ve deneyimlerini dijital dünyaya ayak uyduracak şekilde gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bir sonraki yazıda da bu değişime ilişkin tespitleri yazarak devam edeceğiz.

 

Önceki Türk'ün Dövizle İmtihanı
Sonraki Türkiye Ekonomisi Sertifika Programı

Yazar Hakkında

Yavuz Çandır
Yavuz Çandır 2 yazı

1995 yılında İstanbul’da doğan Yavuz Çandır, lise öğrenimini 2013 yılında Bakırköy Lisesi’nde tamamlamıştır. Ardından 2014 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi bölümünü kazanmıştır. Yavuz Çandır, halen lisans eğitimine devam etmektedir. Pazarlama alanında yarışma ödülleri de olan Çandır, 2017 yılından itibaren Ekonomistler Platformu'nda araştırma asistanı olarak görev yapmaktadır.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Blog 0 Yorum

ABD’den Çıkarılacak Dersler

Dow Jones geçtiğimiz cuma günü, Haziran 2016’dan bu yana, en büyük günlük düşüşünü yaşadı. Cuma günü Dow Jones Endüstri ortalaması %2,5 oranında düştü. Bu durum Haziran 2016’da Britanya’nın AB’den ayrılmayı

Blog 0 Yorum

Finansal Kiralama Sözleşmeleri ve Uyarlama Talebi

Av. Güryay Bingöl, Ekonomistler Platformu Başkan Yardımcısı   Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing) ilk olarak 1930’lu yılların başında ekonomik sıkıntılar yaşayan Amerika’da ve İkinci Dünya Savaşından sonra da Avrupa’da uygulanmaya başlanmıştır.

Blog 0 Yorum

İnşaat sektöründe balon var mı, patlar mı?

Türkiye ekonomisine ilişkin yapısal değerlendirmelerde son yıllarda en çok konuşulan konuların başında inşaat sektörü geliyor. Bu çerçevede en önemli eleştiri ise ekonomi yönetiminin, şehirleşme ve finans sektörü ile desteklediği inşaat

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış!

İlk yorumu yapan siz olabilirsiniz!

Yanıt verin