Küresel Rekabet Endeksi Değerlendirmesi

Küresel Rekabet Endeksi Değerlendirmesi

Türkiye endekste 2 sıra yükseldi!

Ekonomistler Platformu Teknoloji ve İnovasyon Çalışma Grubu Başkanı Emre Dalkılıç, Dünya Ekonomi Forumu tarafından her yıl açıklanan Küresel Rekabet Endeksi’nin bu yıl yayınlanan sonuçlarını Türkiye ekonomisi açısından değerlendirdi.

Türkiye Küresel Rekabetçilik Raporunda 2 Sıra Yükseldi

Dünya Ekonomik Forumu’nun (World Economic Forum) yaklaşık 40 yılı aşkın süredir yaptığı “Küresel Rekabetçilik Raporu” 2017-2018 açıklandı. 137 ülkenin 160 kurumu ile işbirliği içinde hazırlanan rapor bu alanda hazırlanan en önemli ve en etkili rapor.

Küresel Rekabetçilik Raporu’nun en önemli kısmını oluşturan “Küresel Rekabetçilik Endeksi (KRE)” ülkelerin rekabetçilik ile ilgili alanlardaki sıralamasını belirliyor. Buna göre Türkiye 2017 yılında 137 ülke arasında iki sıra yükselerek 53. sıraya yerleşti. 137 ülke arasında 53. sıra her ne kadar iyi görünse de dünyanın en büyük 18. ekonomisi olan Türkiye için yeterli bir sıra olduğu söylenemez.

Rapor oldukça kapsamlı bir araştırma sürecinin sonucunda ortaya çıkıyor. Her ülke için 114 farklı göstergenin değerlendirildiği rapor, bu 114 göstergeyi 3 ana bölüm bu bölümlerin altında yer alan 12 farklı değişkene bağlıyor. (Tablo 1)

2008 Finansal Krizinin 10. Yılı

Küresel Rekabet Raporu 2017-2018’in bir diğer önemli tarafı, 2008 Küresel Finansal krizinin üzerinden 10 yıl geçmesi ve değerlendirmelerin ve karşılaştırmaların daha sağlıklı yapılabilmesi. Raporda da sadece ülkelerin rekabet durumunun yanında geçen on yılın ardından finansal piyasalardaki son durum da ele alınmış.

Raporun temel bulgular bölümünde de 2008 Küresel finansal krizinin etkileri ile ilgili önemli yorumlar yapılmış durumda. Finansal piyasaların rekabetin ana unsurlarından biri olduğu göz önüne alınırsa bu konuya bu kadar değinilmesi şaşırtıcı değil.

Raporda ortaya çıkan temel bulgular şu şekilde sıralanmış;

  1. 2008 Finansal Krizinin 10. Yılında finansal sektör hala kırılgan. Küresel Rekabetçilik Endeksi banka göstergeleri hala kriz öncesi döneme ulaşmadı. Kırılganlık, gelişen ekonomilerdeki bireysel kredilerdeki artış ve regüle edilmemiş sermaye piyasalarındaki büyüme gibi farklı alanlarda ortaya çıktı. Hükümetlerin yeni bir kriz karşısında hareket alanı on sene öncesine göre daha dar. Güçlü ve sağlam bir finansal sektörü sağlamak ve devam ettirmek, sadece büyüme ve verimlilik üzerine uzun süreli ve derin resesyonu önlemek için değil, inovasyonu devam ettirmek için de önemli.(Tablo 2)

Gerçekte, Endüstri 4.0 çağında verimlilik ve inovasyon odaklı fikirlere uygun enstrümanları ve fonları sağlamak rekabet avantajı sağlamak için temel konuların başında gelmektedir.

  1. Mevcut durumda daha fazla ülke inovasyon yapabiliyor, ancak bunun faydalarını yayabilmek için daha fazlasının yapılması lazım. Çin, Hindistan ve Endonezya gibi başlıca gelişmekte olan pazarlar, gelişmiş ekonomileri yakalayarak inovasyon merkezleri haline gelmekte. Ancak inovasyonun meyvelerin daha geniş bir biçimde paylaşılabilmesi için kişi ve şirketlerin yeni teknoloji edinme kabiliyetlerinin artması gerekli.
  2. Endüstri 4.0 çağında ortak refahı sağlamak için hem işgücü piyasalarının daha esnek olması hem de çalışanların korunması gerekmektedir.

Tablodan da görüldüğü üzere finansal piyasalardaki gelişim 2008 Küresel finansal krizinden önceki seviyelere ulaşmamış durumda. Krizin başladığı Kuzey Amerika, görece yükseliş trendinde olsa da hala 2008 önceki döneme ulaşmamış. Ayrıca, Afrika bölgesindeki aşağı doğru eğilim dikkat çekici.

Avrupa Ülkeleri Ağırlığını Koruyor

Küresel rekabetçilik Endeksinin dikkat çeken bir diğer konusu ise Avrupa ülkelerinin ilk on ülke arasında ağırlığını korumaya devam etmesi ve sıralaması değişse bile ilk on ülkenin bir önceki yıla göre aynı kalması söylenebilir. Ayrıca İngiltere’nin bir basamaklık düşüşü (8.) henüz Brexit müzakerelerinin sonucunu yansıtmamakta. İngiliz hükümeti önümüzdeki dönemde gerekli önlemleri almazsa Brexit müzakerelerinin ülkenin rekabet gücünü daha da zayıflatması muhtemel.

Aşağıdaki tablolarda (Tablo 3-4) seçilmiş gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin 2009 yılından beri inovasyon ve teknoloji konusunda yaşadığı gelişmeler gösterilmekte. Tablonun açıklamasında dikkat çeken konu, gelişmekte olan ülkelerden bazıları teknolojiye önem verip yatırım yapmasına rağmen, uzun zamandır başarılı bir inovasyon sistemine sahip gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında ciddi fark devam etmekte.

Dünya Ekonomik Forumu, ülkelerin puanlarını hesaplarken aşağıdaki kriterleri dikkate almış;

  • İnovasyon kapasitesi,
  • Bilimsel araştıra enstitülerinin kalitesi,
  • Şirketlerin AR-GE’ye ayırdıkları para,
  • Hükümetin gelişmiş teknoloji alımı,
  • Mühendis ve Bilim İnsanı sayısı
  • Patent başvurusu

Türkiye ve Brezilya teknolojide kaybediyor

Buna göre Japonya ve Güney Kore bu alanda biraz zemin kaybetse de hala zirvedeler. Gelişen ekonomiler 2000’li yılların başında büyük bir potansiyele sahip olsa da Türkiye ve Brezilya bu potansiyeli kaybetti. Fakat Çin, Hindistan ve Endonezya bu alanlarda hala gelişmeye ve yatırıma devam ediyor. Özellikle Çin ve Hindistan’ın inovasyon merkezi olarak önemi gittikçe artıyor. Örneğin, dijital iletişim alanında en çok patentin üretildiği bölgelerle ilgili yapılmış bir çalışmada Hong Kong- Shenzen bölgesi Tokyo ve San Francisco’nun arasında ikinci sırada yer aldı. Yine aynı çalışmada Pekin 7. Sırada yer aldı.

Diğer yandan bilgisayar teknolojilerindeki patentlerle ilgili yapılan başka bir araştırmada Hindistan 3 bölge ile ilk 100’e girdi.

Çin En Başarılı BRICS Ülkesi

Çin (27.) bir basamak yükselerek BRICS ülkesi ekonomilerinin en yükseği olarak sıralamada yerini almakta. Rusya beş, Brezilya bir basamak yükselerek sırasıyla 38. ve 80., Güney Afrika ise ondört sıra birden düşerek 61. sırada yer almış durumda. Fakat yukarıda inovasyon ve teknoloji kısmında da belirtildiği üzere özellikle Çin ve Hindistan’ın, teknoloji, AR-GE, eğitim konusunda yaptığı alt yapı yatırımları ve diğer çalışmalar önümüzdeki birkaç sene içinde özellikle bu iki ülkenin çok daha üst sıralara çıkacağını göstermekte.

En Rekabetçi 10 Ülke

İlk 10 Ülke Küresel Rekabetçilik Endeksi 2017’e Göre Sıralama (137 ülke içinde) Küresel Rekabetçilik Endeksi 2016’e Göre Sıralama (138 ülke içinde)
İsviçre 1 1
ABD 2 3
Singapur 3 2
Hollanda 4 4
Almanya 5 5
Hong Kong 6 9
İsveç 7 6
İngiltere 8 7
Japonya 9 8
Finlandiya 10 10

Türkiye Değerlendirmesi:

Raporda Türkiye ile ilgili değerlendirmeye gelince; Türkiye’nin 2016 itibariyle satın alma gücü paritesine göre 857,4 milyar ABD dolarlık bir GSYİH büyüklüğüne, kişi başına düşen 10742,7 ABD dolarlık bir gelire, Türkiye’nin GSYİH’sinin dünya toplamında yüzde 1.66’lık bir paya sahip olduğu hatırlatılmakta.

2017-2018 dönemi Küresel Rekabetçilik Endeksi hesaplamalarına göre, Türkiye 137 ülke arasında 53. sıraya yükselmiştir. Türkiye, bir önceki yıl 138 ülke arasında 55., ondan önceki yılda ise 140 ülke arasında 51. sırada konumlanmıştır. Son iki yılda olduğu gibi Küresel Rekabetçilik Endeksi’nin içinde bulunan bileşenler arasında en iyi performans 14. sırada yerini koruyan Pazar Büyüklüğü kaleminde gösterilmektedir. Son iki yılda en ağır düşüş Sağlık, İlköğretim ve Altyapı endekslerinde gerçekleşmiştir.  Geçtiğimiz yıllara göre en belirgin yükseliş ise Makroekonomik Ortam ve Teknolojik Hazırlık endekslerinde gerçekleşmiş olup, diğer endekslerde 1-2 basamak artış meydana gelmiştir.

Türkiye iki sıra yükselmiş, ancak tarihsel olarak hala daha düşük bir konumda bulunmakta (2012’de 43. sıradaydı). Bu yıl, en güçlü gelişme son teknolojilerin kullanımında olduğu gibi mobil genişbant aboneliklerinde de görülmüştür – abonelerin nüfusa oranı 2015’te yüzde 51 iken, 2016’da yüzde 67’ye yükselmiştir.  Rapora göre gelecekte Türkiye, kurumsal çerçevesini iyileştirmeli, emek piyasalarında var olan önemli katılıkları gidermeli ve finansal piyasaların etkinliğini ve istikrarını sağlamlaştırmalıdır.

2017 Beklentisi Yüzde 2,9 Büyüme

Rapora göre 2017’de Türkiye ekonomisinin yüzde 2,9 oranında büyümesi bekleniyor. Yılın ilk yarısında liranın değer kaybetmesi, Türk ihracatına ve hükümetin parasal ve mali politikalar yoluyla iç talebi artırmasına yardımcı oldu.

Aşağıdaki tablo, Küresel Rekabetçilik Endeksi’nin hesaplanmasında kullanılan ana bileşenlerde Türkiye’nin yerini göstermekte.

REKABETÇİLİK ENDEKSİ BİLEŞENİ 137 ÜLKE ARASINDA TÜRKİYE’NİN SIRALAMASI (2017) 138 ÜLKE ARASINDA TÜRKİYE’NİN SIRALAMASI (2016) 140 ÜLKE ARASINDA TÜRKİYE’NİN SIRALAMASI (2015)
Kurumsal yapılanma 71 74 75
Altyapı 53 48 53
Sağlık ve ilköğretim 84 79 73
Yükseköğretim ve işbaşında eğitim 48 50 55
Mal piyasalarının etkinliği 53 52 45
Pazar büyüklüğü 14 17 16
İnovasyon 69 71 60
İşgücü piyasaları 127 126 127
Makroekonomik ortam 50 54 68
Mali piyasaların gelişmişliği 80 82 64
Teknolojik hazırlık 62 67 64
İş dünyasının yetkinliği 67 65

58

 

Önceki Fox Ana Haber Bülteni
Sonraki Zamlar, Hedefler ve Yeni Maliye Politikası

Yazar Hakkında

Emre Dalkılıç
Emre Dalkılıç 1 yazı

Emre Dalkılıç 2014-2016 yılları arasında alanında dünyanın en büyük araştırma şirketlerinden biri olan AIM Group’da Türkiye analisti olarak çalışmıştır. Yaklaşık 15 yıldır çoğunluğu ekonomi dergileri olmak üzere farklı dergilerde muhabirlik, editörlük, yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetmenliği görevlerinde bulunmuştur. Ekonomi alanında 3 tane bilimsel makale ödülü kazanan ve yazdığı yazılar bir çok günlük gazetede de yayınlanmış olan Emre Dalkılıç, aynı zamanda birçok Sivil Toplum Kuruluşunda gönüllü olarak çalışmış ya da yönetim kurul üyesi olarak görev almıştır.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Bilgi Notları 0 Yorum

AR-GE Reform Paketine İlişkin Ekonomistler Platformu Değerlendirmesi

Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir ve etkin bir ekonomik büyüme modeline geçmesi için, küresel üretim ve tüketim trendlerini etkin bir şekilde izlemesi, ve bu trendlere uygun bir ekonomik altyapıyı geliştirmesi büyük önem

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış!

İlk yorumu yapan siz olabilirsiniz!

Yanıt verin