İşgücünün Teknoloji Kullanımı ve Kalkınmaya Etkisi

Ahmet Can, Ekonomistler Platformu Genel Sekreteri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İşgücünün, teknoloji kullanımını artırmasının, ekonomik kalkınmaya olan pozitif yönlü etkileri her geçen gün göz ardı edilemeyecek kadar artmaktadır.  Değişen teknoloji dünyasıyla işletmelerinde çehreleri ve işgücü yapısı farklılaşmaya başlamıştır.

Günümüz teknolojisinde mobil cihazlar iletişimi ve bilgi almayı kolaylaştırırken firmaların bünyelerinde kurmuş oldukları bilgi sistemleriyle daha doğru bilgiye ulaşmaları ve karar alma becerileri artmıştır. Artık sosyal paylaşım siteleriyle firmalar büyük kitlelere ulaşmakta ve online satış siteleriyle müşteriler kazanıp internet ortamının nimetlerinden faydalanmaktadırlar. Tüm bu gelişmelerin diğer tarafında olan işgücü ise bu değişim karşısında kişisel bilgi ve becerilerini teknoloji ile desteklemek durumunda kalmıştır. Tabi işgücünün bu değişimi sağlayabilmesi için alacağı eğitimlerin önem kazanmasıyla birlikte firmaların personeli için yaptığı teknolojik içerikli eğitimler maliyetleri artırmaktadır. Ancak uzun vadede oluşturulacak işgücü-teknoloji uyumu ile firmaların bu maliyetleri azaltacağı, rekabet edebilirliğini artıracağı ve bulundukları bölgede de yerel kalkınmaya katkı sağlayacakları düşünüldüğünde bu eğitim yatırımlarının rasyonel olduğunu söyleyebiliriz.

Bugün ülkemizde özellikle büyük şehirlerimizde bulunan büyük ölçekli firmalar işgücü teknoloji uyumunu sağlamış bulunmaktadır ve sadece ülkemizde değil uluslar arası alanda da önemli firmalar haline gelmişlerdir. Ancak ülkemizin sadece büyük şehirlerden ibaret olmadığının farkına vararak Anadolu’da bilgiye ve bilgilendirilmeye, teknolojik altyapıya, nitelikli işgücüne ihtiyacı olan birçok iş adamımız, genç girşimcilerimiz olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Anadolu’da birçok girşimcimiz ve firma sahiplerimizde çeşitli teşviklerden yararlanarak teknolojik altyapılarını güçlendirmeli ve bu teknolojiyi etkin kullanbilecek nitelikli işgücüne daha kolay ulaşabilmelidir. Tabi teknolojiyi kullanabilecek nitelikli işgücünün de artık her şehrimizde bulunan üniversitelerde ki eğitimlerini iş hayatına yönelik almaları da önemli bir etkendir.  Ancak bu sayede bahsettiğimiz firmaları eşit rekabet koşullarına kavuşturmuş olur ve bulundukları bölgelerin ekonomik kalkınmalarına katkıda bulunmalarını sağlayabiliriz.

Ekonomistler Platformu olarak yerelde yıllardır çeşitli üniversitelerde paneller düzenledik ve her defasında gençlere kişisel bilgi ve becerilerini artırmalarına yönelik tavsiyelerde bulunurken yine aynı bölgelerdeki iş insanları ve iş dünyası topluluklarına da danışmanlık hizmetleri sunduk. Sunduğumuz danışmanlık hizmetleriyle yerelde birçok kurum çeşitli AB, Kalkınma Ajansları ve diğer ulusal ya da uluslar arası kuruluşlardan hibe ve teşvikler elde etmiştir. Burada ki temel amacımız ülkemizdeki tüm coğrafi bölgelerimizin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmaktır. Bundan sonraki süreçte de çalışmalarımız hem gençlerimize hem de iş dünyasına yönelik bilgi beceri artırma hedefli olacaktır.

Önceki Yükselen Döviz Kurlarının Vergiler Üzerindeki Etkisi
Sonraki Dış Piyasalardaki Gelişmeler Türkiye`yi Zorluyor

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 660 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Yeni Ekonomi Günlüğü

Beşeri Sermaye ve Sanayi Stratejileri Üzerine

Sina Erkul, Stratejik Planlama Analisti   Beşeri sermayenin niteliği bir ülkeyi kalkındıran en önemli unsurlardan biridir. Mesleki eğitim ise bu niteliğin derecesini belirleyen bir araç. Mesleki eğitim ne yazık ki

Yeni Ekonomi Günlüğü 0 Yorum

Türkiye, 100. Yıl Hedeflerinde Kadınlar Olmadan Başarılı Olamaz.

Türkiye, Cumhuriyet’in 100. Yılında GSYH büyüklüğü bakımından dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almayı, kişi başına milli gelirini 25 bin dolara çıkarmayı, en az 2 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne

Yeni Ekonomi Günlüğü 0 Yorum

Kadınlar Olmadan Tuzaktan Kaçış Yok

Dünya tarihinde tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş süreci oldukça uzun bir döneme yayıldı. Ancak sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş süreci, bu döneme göre çok daha kısa sürede gerçekleşti ve bugün