İhracatta Maliyet ve Transit Süre

Hakan Aktaş, Ekonomistler Bülteni Yayın Koordinatörü

Değerli Okuyucularımız,

Türkiye ihracatının artışı ile birlikte beklentilerin yeniden şekillendiği bu günlerde; ihrac mallarının ulaştırılmasını sağlayan hava, kara, demir ve deniz yollarının değişiminden ve sebeplerinden bahsetmek istiyorum.

 

İhracat dünyasında bilindiği üzere genellikle bölgelere ve dönemsel değişikliklere bağlı olarak belli ulaştırma yöntemleri kullanılmaktadır. Uzak Dogu, Amerika ve Afrika kıtalarına deniz ve hava yolu yogunlukla kullanılırken; Orta Dogu, Avrupa ve Balkan Ülkelerinde kara agırlıklı olmak üzere, hava, demir ve deniz yolu opsiyonları da kullanılmaktadır.

Boyle bir dağılımın nelerden kaynaklandığını açıklamak için basit bir dengeyi dikkate almamız yeterli olacaktır.

‘Maliyet ve Transit Süre’

Bu denge Türk ihracatçısının ithalatçı firmanın taleplerini zamanında ve istediği fiyattan karşılayabilmesi için çok dikkatle incelediği bir unsurdur.

Yukarıdaki bilgiler ışığında şu anki durumumuza baktığımızda, ilerlemiş ama yeteri kadar gelişememiş ulaştırma yollarımızın gerçek anlamda kullanılması için yeni hükümetin çok karmaşık olmayan basit hedeflere yönelmesi gerekmektedir.

Kara yolarında maliyetlerin ve buna bağlı olarak rekabetin ağır olması, firmaların çalışma altyapısında düzenlemeye gidilmesinin gerekliliğini göstermektedir. Özellikle Avrupa, Balkan Ülkeleri ve Orta Dogu taşımalarında yaşanan sıkıntıların hükümetin ulaştırma alanındaki hedeflerine eklenerek en kısa sürede çözüm oluşturulması gerekmektedir.

Aşağıdaki tabloyu dikkate aldığımızda 2011’de gerçekleşen dolar artışı kara taşımacılığının ana destinasyonlarından olan Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapılan taşımadaki yükselişten kaynaklanmıştır ve bu da istatistik rakamlarında kendini göstermiştir. Her iki yılın Mayıs ayına baktığımızda 2010 ve 2011 arasında ortalam 13.6’lık bir artış gözükmekte, bunda genel ihracatın artmasının yanında transit sürenin kısalığı da olumlu katkı getirmiştir.

Deniz yolu ülkemizde inanılmaz bir hızla gelişiyor. Gelişimin ivmesine baktığımızda deniz taşımacılığını kullanan gelişmiş ülkelerle arayı kısa sürede kapatacak gibi gözüküyor ama bunun olması için gerçek anlamda geniş ve kapasiteli limanların hızla inşa edilmesi gerekiyor. Devletin belki de en büyük adımlarından biri, bu eksiği giderecek alt yapı çalışmalarına ağırlık vermesi olacaktır. Tabloya bakıldığında 2010-2011 yılları arasında %27’lik bir oranla en yüksek dolar bazlı artışa ulaştığımızı görüyoruz.

Demiryolunun kombine taşımacılığın parçası olması yolunda gerçek önemini kazanması için ciddi çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmaların seçim sonrası dönemde de devam etmesini temenni ediyorum. Zaten Mayıs bazlı artışlara baktığımızda %39’luk bir artışla bu dileklerimizi gerçek kılıyor.

Havayolunda ise düşüşün dönemsel olduğunu ve özellikle özel sektörün kargo taşımacılığı konusunda gelişiminin önümüzdeki dönemde artacağına inanmaktayım.

Hükümetin her başlık altındaki çalışmalarını devam ettirmesi çok önemlidir. Cari açığın yapısına dolaylı da olsa önemli bir katkı yapacak bu iyileştirilmelerle ihracatın artmasına da vesile olacaktır.

 

En iyi geciktirici sprey resmi satış sitesidir.Geciktirici ürünlerini indirimde alabilirsiniz.

 

 

 

Önceki Makro Görünüm Temmuz
Sonraki Beşeri Sermaye ve Sanayi Stratejileri Üzerine

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 655 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Blog

Eğitimsiz Toplumların Kanayan Yarası Şiddet

Sina Erkul, Stratejik Planlama Analisti               Bilgi insanın ruhunu doyuran, insanın içindeki boşluğu dolduran bir gıdadır. Bu nedenle de eğitim seviyesi ve yaşam kalitesi

Blog 0 Yorum

Lojistik Gezegeni

Hakan Aktaş, Ekonomistler Bülteni Yayın Koordinatörü   Dış ticaret rakamları ile hop oturup hop kalkarken sizi rakamlardan uzaklaştırıp, birazda bunların oluşmasında etken olan faaliyetlerden bahsetmek istiyorum. Yani sizi işin mutfağına

Blog 0 Yorum

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi: Fırsat mı Zorunluluk mu?

Berna Ülkü, Ekonomistler Platformu Üyesi Türk Ticaret Kanunu, şirketlere yönetim kurullarında en az yüzde 30 bağımsız üye bulundurma zorunluluğu getiriyor. Bu şu demek;  SPK’nın kurumsal yönetim ilkeleri gereği halka açık