Seçim Sonrası Türkiye – AB İlişkileri: Avrupa Birliği Bakanlığı

Pelin Bingöl, Ekonomistler Platformu Başkan Yardımcısı

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Temmuz ayının başında Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile gerçekleştirdiği toplantının ardından yaptığı basın toplantısında “ Hükümetin seçimler sonrasında en önemli gündem maddesinin AB ile ilişkiler olduğunu” belirtmesi yeni dönemde AB reform sürecine çok daha yoğunlaşmış bir hükümet yapılanmasına gidileceğinin sinyallerini vermektedir. Yine bu görüşmede konuşulan gündem maddelerinden birinin Polonya’nın AB Dönem Başkanlığı içerisinde en az bir başlığın açılmasına Almanya’nın destek vereceğini belirtmesi de Avrupa’nın yeni dönemde Türkiye’ye daha ılımlı bir tavır takınabileceğini göstermektedir. Nitekim seçimlerin hemen öncesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni kabine sistemini açıklarken Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kurulacağını belirtmesi, seçim sonrası meydana gelen bu gelişmelerin ve Hükümetin yeni dönemde konuya ilişkin kararlılığının bir göstergesi idi. Bu nedenle bültenimizin bu sayısında yeni kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı’na değinilecektir.

 

8 Haziran 2011 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 634 sayılı “Avrupa Birliği Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile Avrupa Birliği Bakanlığı resmen kurulmuştur. Bakanlığın kurulması ile birlikte benzer bir göreve sahip olan Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği kapatılmış ve Sekreterliğin merkez ile yurt dışı teşkilatına ait her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç, malzeme, her türlü borç, alacaklar, hak ve yükümlülükler yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve dokümanlar ile sekreterliğe ait kadro ve pozisyonlarda istihdam edilen personel bakanlığa devredilmiştir. Bu sayede yeni dönemde AB ile ilişkilerin AB’ye has bir “bakanlık” nezdinden yürütülmesi sağlanmıştır. Merkez ve yurt dışı teşkilatlarından oluşan Bakanlığın başında Bakan bulunmakta ve Bakan’dan sonra “büyükelçi” olarak adlandırılan Müsteşar ve dört adet Müsteşar Yardımcısı teşkilatın en üst düzey idari yöneticileri sıfatını taşımaktadırlar.

 

Bakanlığın hizmet birimleri, 634 sayılı KHK’de her birinin görev tanımları yapılmak üzere, “Siyasi İşler”, “Katılım Politikası”, “Sektörel Politikalar”, “Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar”, “Ekonomik ve Mali Politikalar”, “Tek Pazar ve Rekabet”, “Tarım ve Balıkçılık”, “Mali İşbirliği”, “Sivil Toplum, İletişim ve Kültür”, “Proje Uygulama”, “Avrupa Birliği Hukuku”, “Çeviri Eşgüdüm”, “Eğitim ve Kurumsal Yapılanma”, “Araştırma ve Dokümantasyon”, “İdari Hizmetler” başkanlıkları ile “Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı”, “Hukuk Müşavirliği”, “Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği” ve “Özel Kalem Müdürlüğü” olmak üzere 19 adettir. Bu hizmet birimleri, AB müktesebatı başlıklarındaki uyum çalışmalarını koordine etmek ve izlemek, ilerleme raporu çalışmalarını koordine etmek, AB mali yardım anlaşmalarının hazırlanmasına yardımcı olmak ve müzakereleri yürütmek, mali yardımları programlamak, izlemek ve yönlendirmek, AB ve katılım süreci hakkında iç ve dış kamuoyunu bilgilendirmek, AB iletişim stratejisi hazırlamak ve uygulamak, Türk ve AB müktesebatının çevirisini yapmak, AB ve katılım süreci hakkında kamu görevlilerinin eğitim ve staj faaliyetlerini koordine etmek gibi görevlerle donatılmıştır.

 

Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kurulması AB üyeliği hedefinin bir “devlet” politikası olduğunu kanıtlarcasına ortaya çıkarılan bir girişimdir. Çünkü zamanlama açısından tam da  Birliğin üye ülkelerinin ekonomik krizlerden geçtiği, AB’nin gerçekleştirdiği entegrasyon aşamalarından sonuncusu olan euro’nun yani parasal birliğin bizzat üye ülkelerce yoğun bir biçimde sorgulandığı, göç krizleri dolayısıyla Schengen mevzuatının yenilendiği, daha kısa bir ifadeyle eskiye oranla daha güçsüz bir AB zamanlaması içerisinde bakanlığın kurulması kararını vererek Türk Hükümeti, belki de oportünist bir yaklaşımla, her koşulda bu Birlik içerisinde yer alma istek ve kararlılığına ilişkin iradesini göstermiştir. Diğer yandan Avrupa Birliği Bakanlığı’nın müzakere sürecinde gerçekleştireceği eylemlerin başarısını elbette zaman gösterecektir.

 

En iyi geciktirici sprey resmi satış sitesidir.Geciktirici ürünlerini indirimde alabilirsiniz.

Önceki İstihdamsız Büyümeye Dikkat
Sonraki Yeni Dönemin Satır Araları

Yazar Hakkında

Ekonomistler Platformu
Ekonomistler Platformu 641 yazı

Ekonomistler Platformu, Türkiye’de ekonomi politikaları alanında referans bir sivil toplum örgütü olmak üzere 2000 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu yazıları da beğenebilirsiniz

Avrupa Birliği Günlüğü 0 Yorum

Kurtuluş Merkozy`de Mi?

Cihan Tomris, Ekonomistler Platformu Üyesi  Kurulduğu günden itibaren 21. yüzyılın güç birliği ve ekonomik hakimi olacak diye tabir edilen Avrupa Birliği son zamanların en büyük krizini yaşamaya devam ediyor. Zamanında

Avrupa Birliği Günlüğü 0 Yorum

Suriyeli Mülteciler için Doğru Çözümleri Bulabilecek miyiz?

Savaş öncesinde 20 milyon insanın yaşadığı Suriye’den ayrılan ve başka ülkelerde yaşamını sürdüren Suriye vatandaşlarının sayısı 5 milyonu geçmiş durumda. Türkiye ise resmi rakamlara göre 2,7 milyon Suriyeliye ev sahipliği

Avrupa Birliği Günlüğü 0 Yorum

Gel Yeniden Deneyelim- Türkiye’nin AB İletişim Stratejisi

2000 yılından bu yana Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ilişkileri genel olarak incelendiğinde süreç boyunca inişli çıkışlı seyreden, bir yakınlaşan bir uzaklaşan ilişkiyi çalkantılı evliliği olan bir çifte benzetmek mümkün.